26 Mayıs 2009
Zincir marketlerin satış politikalarının, üretici firmalara büyük zarar verdiği kaydedildi. Ankara Genç İş Adamları Derneği (ANGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Yardımcısı Abdullah Değer, üretici firmaların zincir marketlerle yaşadığı sıkıntılara çözüm bulunmaması halinde Türkiye’yi büyük bir krizin beklediğini kaydetti.
Değer,”Zincir marketler, üreticiden imkânsız taleplerde bulunuyor. Bu durum düzelmezse yakın gelecekte üreticiler iş yapamaz hale gelecektir. Kabul edileceği gibi, ulusal veya yerel zincir marketler, süpermarketler üretim yapan firmaların son kullanıcıya açılan vitrinidir. Müşteri sayıları oldukça yüksektir. Ancak, üretim yapan bir firma bu vitrinde yer almak isterse, bir takım küçümsenmeyecek ölçülerde maddi kayıpları göz önüne almalıdır. Üretici bir firma, daha satmadığı ürünün karşılığı olan bedeli, onun adı raf payı katkı bedeli, ürün giriş beledi, yaş günü, insert beledi vs. gibi başlıklar altında ve yıllık olarak talep edilmektedir. Ayrıca, bedelsiz ürünler de istenmektedir. Bu alınan bedeller, ek mağazalar açıldıkça mağaza açılış bedeli olarak da istenmektedir.
Bu durum üreticilerin altından kalkamayacağı bir sürece doğru gitmektedir. Kısaca firmalar bu bedelleri alarak, mağaza satılarını artırıyorlar ve bu parasal yükü de üreticilere yüklüyorlar. Üreticiye her hangi bir satış garantisi verilmeden talep edilen bedellerden dolayı, bazen yıl içinde yapılan cirolar bile bu katılım bedellerini karşılayamamaktadır. Örneğin zincir markete ürün satmak için gittiniz, karşınıza şu şekilde bir fatura çıkmaktadır. Ürün başına 250-1000 dolar arasında bir bedel, çarpı mağaza sayısı, çarpı yeni ürün sayısı. Üretici firmanın bu ürünü piyasa sürmeden önce, ürünün tanıtımı, ürünün ambalaj tasarımı, baskısı, yaptığı ar-ge çalışmaları ve en önemlisi yapılan yatırımlara hiç bakılmadan, bu bedel talep edilmekte. Bundan dolayı da üretici firmalar her geçen gün küçülmekte hatta yok olmaktadır.”
Zincir marketlerin yarattığı bu durum vatandaşı da etkilediğini savunan Değer, ” Dolayı ile zincir marketler, ürünün kalitesinden çok giriş bütçesine bakıyorlar. Çoğu zincir market satın aolması, nereden nasıl aldığını bilmeden sadece kim yüksek giriş bedeli vermiş ise o firmanın ürünlerini alınıyor. Bu da haksız rekabeti tetikliyor. Giriş bedeli veren üretici firmalar ya ürettiklerleri ürünün kaliyesinden taviz veriyor ya da kaliteyi bozmak istemeyen, o satış noktasından çıkıyor. Tanınmış birçok markanın, raflarda olmamasının nedeni burada yatıyor” dedi.
Değer,”Zincir marketler, üreticiden imkânsız taleplerde bulunuyor. Bu durum düzelmezse yakın gelecekte üreticiler iş yapamaz hale gelecektir. Kabul edileceği gibi, ulusal veya yerel zincir marketler, süpermarketler üretim yapan firmaların son kullanıcıya açılan vitrinidir. Müşteri sayıları oldukça yüksektir. Ancak, üretim yapan bir firma bu vitrinde yer almak isterse, bir takım küçümsenmeyecek ölçülerde maddi kayıpları göz önüne almalıdır. Üretici bir firma, daha satmadığı ürünün karşılığı olan bedeli, onun adı raf payı katkı bedeli, ürün giriş beledi, yaş günü, insert beledi vs. gibi başlıklar altında ve yıllık olarak talep edilmektedir. Ayrıca, bedelsiz ürünler de istenmektedir. Bu alınan bedeller, ek mağazalar açıldıkça mağaza açılış bedeli olarak da istenmektedir.
Bu durum üreticilerin altından kalkamayacağı bir sürece doğru gitmektedir. Kısaca firmalar bu bedelleri alarak, mağaza satılarını artırıyorlar ve bu parasal yükü de üreticilere yüklüyorlar. Üreticiye her hangi bir satış garantisi verilmeden talep edilen bedellerden dolayı, bazen yıl içinde yapılan cirolar bile bu katılım bedellerini karşılayamamaktadır. Örneğin zincir markete ürün satmak için gittiniz, karşınıza şu şekilde bir fatura çıkmaktadır. Ürün başına 250-1000 dolar arasında bir bedel, çarpı mağaza sayısı, çarpı yeni ürün sayısı. Üretici firmanın bu ürünü piyasa sürmeden önce, ürünün tanıtımı, ürünün ambalaj tasarımı, baskısı, yaptığı ar-ge çalışmaları ve en önemlisi yapılan yatırımlara hiç bakılmadan, bu bedel talep edilmekte. Bundan dolayı da üretici firmalar her geçen gün küçülmekte hatta yok olmaktadır.”
Zincir marketlerin yarattığı bu durum vatandaşı da etkilediğini savunan Değer, ” Dolayı ile zincir marketler, ürünün kalitesinden çok giriş bütçesine bakıyorlar. Çoğu zincir market satın aolması, nereden nasıl aldığını bilmeden sadece kim yüksek giriş bedeli vermiş ise o firmanın ürünlerini alınıyor. Bu da haksız rekabeti tetikliyor. Giriş bedeli veren üretici firmalar ya ürettiklerleri ürünün kaliyesinden taviz veriyor ya da kaliteyi bozmak istemeyen, o satış noktasından çıkıyor. Tanınmış birçok markanın, raflarda olmamasının nedeni burada yatıyor” dedi.