12 Ekim 2010 Salı

Engin Tuncer, bundan böyle Carrefour, Migros, Real ve Kipa gibi küresel zincirlere artık ürün vermeyeceğini söylüyor.

"Raf paraları içimi sızlatıyor" diyen Eyüp Sabri Tuncer'in patronundan şok karar
Gündeli Ozan Ocakoğlu'nun röportajı
Engin Tuncer / Eyüp Sabri Tuncer Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve İcra Kurulu Başkanı 
Son dönemde Eyüp Sabri Tuncer firmasında bir hareket var. Neler oluyor merak ediyorum. Yeni bir markadan, hatta dünya markası olmaktan ve kolonya dışında kişisel bakım serisi EST 1923'ten söz ediliyor.

Kurumun başında üçüncü kuşaktan Engin Tuncer var. Neler yapıyorsunuz?, soruma karşılık, "Biz sektörümüzde her zaman öncü olduk ve yeni şeyler yaptık. Şimdilerde ise yaptıklarımızı basınla paylaşmaya başladık. Bu nedenle de siz yeni bir şeyler olduğunu zannediyorsunuz." diyor.
Söyleşimizi; kanunlara riayet eden şirket, yeni markaları ve bu markanın kategorisi ile sektördeki öncü girişimleri çerçevesinde hafif konularda sürdürürken konu birden satış kanallarına ve ulusal perakendedeki yabancı zincirlere geliyor. Bizim 'hafif' söyleşimiz aniden 'sert' bir habere doğru seyir değiştiriyor. Engin Tuncer, bundan böyle Carrefour, Migros, Real ve Kipa gibi küresel zincirlere artık ürün vermeyeceğini söylüyor.
"Geçen yıl Carrefour, Karadeniz Bölgesi'nde bir yerel perakende zinciri satın aldı. Ürünlerimizin bu mağazalarda satılması için market başına 1.000 Euro raf parası istedi. 280 bin TL'lik faturayı öderken içim sızladı. Bizden alınan bu raf paraları tüketiciye yansıtılsa hiç üzülmeyeceğim. İndirim, kampanya diyorlar ama tüketiciye hiç de ucuza mal satmıyorlar. Tüketiciler buralardan ürün satın alırken tüm fiyatları kontrol etmeli.
Ulusal zincirler ürünün değerini bilmiyor, vermiyor da. Biz kaliteli mal üretiyoruz, oysaki onlar karşılarında oynatacak kurum arıyorlar. Biz bundan böyle sadece yerel perakende mağazalarında olacağız ve yurtdışına ürün satacağız." diyen Engin Tuncer'e Sütaş'ın da ulusal zincirlerde kendisiyle aynı gerekçeyle satılmadığını söylüyorum.
"Bugün Türkiye sütü sevdiyse Sütaş sayesindedir. Yabancı zincirlerde Sütaş'ın satılmaması ayıptır. Son olarak Eker de Fransızlara satıldı. Bakın ülkemizde neredeyse satılmayan tek süt fabrikası Sütaş kaldı. Sütaş'ı da öyle bir hale getiriyorlar ki o da satmak zorunda kalsın. Tüketici Sütaş'ı neden bulamadığını bu mağazalara soruyor mu? Sormuyorsa sormalılar!
Diğer yandan yerel perakendecisine de iyi para teklif eden yabancılar marketleri de ele geçiriyor. Ben çok uzun zamandan beri çocuklarımı bu büyük marketlere götürmüyorum. Çünkü gezerken gerekli gereksiz pek çok şeyi sepete atıyoruz. Kasalarda her 10 aileden birinin bu gereksiz şeyleri alma yüzünden kavga ettiğini duyuyorum. Türk insanı bir durup düşünsün ve silkelensin!" diyen Engin Tuncer, EST markasının artık topluma mal olduğunu, kendi kişisel ticari kaygılarını bir yana bırakacak güce sahip olduğunu ancak istihdam oluşturmak için işe daha da çok asılması gerektiğine inandığını söylüyor. Gerekirse markayı bir süreliğine uyutabileceğini de söyleyen Tuncer, "Çocuklarım akıllı davranırsa torunlarıma yetecek kadar varlığım var, ama devam ediyorsam bu ülke içindir." diyor.

Hiç yorum yok: